Erzincan’ın Karakaya Beldesinde yaşayan 105 yaşındaki Hakkı Bulut bir süredir tedavi gördüğü hastalığına yenik düşerek hayatını kaybetti...
Erzincan İliç ilçesi Elmacık mezrası girişindeki Dağın Eylül ayı başlarındaki görüntüleri Nemruttaki Kommagene krallarının heykellerine benziyor....
6 Eylül 2010 Pazartesi günü başlayacak olan adli yıl nedeniyle Erzincan Barosu Başkanı Avukat Can Tekin yazılı bir açıklama yaptı....
Erzincan İl Müftüsü Burhan İşliyen, vatandaşların fitrelerini Ramazan Bayramı öncesi vermelerinin daha faydalı olacağını belirterek düzenli bir geliri olan her vatandaşın, fitre ve zekatını düzenli olarak vermesi gerektiğini bildirdi....
Erzincan’ a 20 kilometre uzaklıkta bulunan Altınbaşak Beldesinde çevre belde ve ilçelerden gelerek içki alan ve içenlerin çıkardıkları kavgalardan bıkan Belediye Başkanı aldığı meclis kararı ile beldede içki satışını yasakladı....
Erzincan da iftar’a kavuşmak için aceleyle karşıdan karşıya geçen çifte otomobilin çarpması sonucu hastaneye kaldırılan yaralı çiftten 35 yaşındaki Birgül Kaçmaz hayatını kaybetti....
Erzincan İl Genel Meclisi Eylül ayı ilk toplantısı yapıldı. Yapılan toplantı öncesi bir konuşma yapan İl Genel Meclisi Başkanı Ünal Tuygun, İl Genel Meclisi ve Meclis üyelerinin yaptıkları işlerin başkaları tarafından sahiplendiğini belirterek meclisin ve meclis üyelerinin h...
Bir dizi açılışlar da ve inceleme-lerde bulunmak üzere Erzincan’ a gelen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, vatandaşlara referandumdan bahsederek Anayasa da yapılacak olan değişiklikleri anlattı....
Refahiye'nin Dumanlı dağlarına motorlarla bir gezi düzenledik. Belki motorsikletlerle olsa gerek içerisinde saatlerce gezindik Fakat dolaştığımız yerler bitmedi. Gerçekten çok güzel bir yer. Üstelik harika bir formu var hele birde en yüksek tepesind...
Şu karşı yaylada göç katar katar, Bir güzel sevdası serimde tüter, Bu ayrılık bana ölümden beter, Geçti dost kervanı eyleme beni. Pir Sultan Abdalım kalkın aşalım, Aşıp yüce dağı engin düşelim, Çok nimetin yedik helalleşelim, Geçti dost ...
Bir Pazar sabahı birkaç arkadaş yola çıktık. Eskiden insan ve doğa denilince akla köylülerin bu anlamda ne kadar şanslı falan oldukları konuşulurdu. Şimdi ise durum epeyce değişti. Şehir hayatındaki stres ortamından uzaklaşmak; Modern şehir kültürünün ayrılmaz bir parçası haline geldi. Hatta bildiğimiz kadarıyla, yeni rehabilitasyon merkezleri de dağların yamaçlarına kuruluyor artık. Bu anlamda söylenen projelerden birisi de ergan dağında olacağından bahsediliyordu. Neyse konumuz bu değil. Aslında birkaç arkadaş motosiklet alıp şehrin gürültülü ortamından uzaklaşmak istedik. Sanırım bu başarılıda oldu. Her işin zorluğu olduğu gibi, Motosiklet binmekte hayli zor bir iş. Fakat şu an Erzincan da doğa ile iç içe olabileceğiniz bir motosiklet alarak. şehrin öteki yüzünü görmek sanırım, mümkün. Merhum Recep Yazıcıoğlu da Erzincan’ın bir doğa şehri olacağı üzerine yapmış olduğu çalışmalar az değildir.
Fakat Erzincan da yaşayan bir çok insan böyle bir durumu algılamakta güçlük çekiyordu. Hatta şöyle söyleniyordu. Ne olur buradan yahu, dümdüz ova Erzincan. Böyle söyleyenler muhtemelen şehrin dört bir yanını sarmış dağlardan habersiz olanlardı. Şehri kuşatan dağlarda saklı güzelliklerden habersizdiler.
Bu dağlardan belki avcılar ve atıcılar haberdardı. Fakat onlar için geçerli olan tek şey, vurabilecekleri bir hayvan olacaktı. Dolayısıyla da biz onları dinlerken ancak ne kadar iyi atıcı olduklarını dinliyorduk. Şimdi eskiden beri epeyce avcılık ve atıcılık yapan bir arkadaşın kılavuzluk yapması sayesinde karşı dağın yamaçlarını tanımaya başladık.
Şakıyan kekliklerin sesini duymak. Onlara uzaktan dürbünle bakabilmek ayrı bir keyiftir. Hatta keşiş dağının tam sırtında, yaban keçilerinin ikindi vakti ve sabah şafak sökmeden önce, sıra sıra dizilerek etrafı kolaçan etmelerini seyretmek, az bir iş mi sanırsınız. Böyle olduğunu söyleyen bizim sevdiğimiz arkadaşlardan birisi. Tabii bunun yanında başka hikayelerde var. Fakat bu hikayeleri de bir başka zamana bırakalım.
Erzincan Kemaliye’de Cross Keyfi bir başkaydı
Cumartesi günü soluğu meşhur köprüde almıştık
Bu evde kaldık çok güzel bir evdi. sanki içerde tarihi solukluyordun. Pencere pervazlarına kadar ahşap bir yapısı vardı. Sabah olduğunu camların üst kısmına yapılan iki küçük cam ile anlıyordun.
sabah kahvaltıyı kadı Gölü civarında yaptık. Çok hoştu teşekkürler Cihat Hoca
Üstteki Resimde Yer alanlar Cavit Usta, Rahmi Sağırlı ve Fikret Bilyay. Bu arkadaşlarla birlikte yolculuk ettik sayılır. Bir ara motorlardan birisinde kontak arızası oldu Cavit Usta sağolsun Hızır gibi yetişti
teşekkürler Cavit Usta
Daha sonra yukarı kırk puar'a çıktık. Çok güzel bir piknik alanıydı. Harika bir semaver vardı. Dev gibi,çayı iç iç bitmez.
Yukarda kadı Gölünün orda mükemmel bir camii vardı unutmadan yazalım. Taşdibi Cami: İlçe merkezinde 1051 yılında, yapılmış ve cami olarak kullanılmaktadır.
Orda bir camii daha vardı. Orta Camii: Kadıgölü'nün kıyısında bulunan Orta Camii'nin, 17. ve 18. yüzyıla ait olduğu sanılmaktadır. Dört ana ayak üzerine oturan kubbe, caminin tüm tabanına hakimdir. Çok güzeldi
Hazır camii demişken, Üsteki resimde Kemaliye de Yeni bir camii ibadete açıldı. Çok güzel bir camiydi. Mimarisi Kemaliye ye yakışmış. Yapanların ellerine kollarına sağlık. Camii 46 yıl önce yapılan vasiyet üzerine tamamlanmış. Merhum Hayrettin Tiryakioğlu’nun annesinin adı verilmiş. Eski Erzincan valisi Refik A. Öztürk'ün girişimleri sonucu meyvesini vermiş. Kendisine bu satırlarla teşekkür etmeyi bir borç biliyoruz. Belediye Başkanı Mustafa Haznedaroğlu 46 yıl önce yapılan vasiyetin yerine gelmesinden büyük mutluluk duymuş
Hasan arkadaşımız Kemaliye yi görünce Tek teker üstünde gezintiye çıktı. Bu işe en çok Kemaliye’deki çocuklar sevindi.
Kanyondayız. Çok hoştu. İlk kez Kemaliye Karanlık kanyonunu gezecektik
Bu arada aşağı inerken. Taş ev görmeden geçilirmi. Bir de hikayesi var. Kemaliyeli biri emekli olunca memleketine dönmek istemiş. Fakat hanımı karşı çıkmış. ve şöyle söylemiş. Eğer taş başına bir ev yaparsan gelirim demiş. Hoş dimi ev.
Millet kanyonda çok egleniyordu
Ama biz cross motorlarla daha çok eğleniyorduk ! Kıyaslarsak sanki moto cross yaparken hep botla geziyormuşun gibi Keyif oluyordu.
Su kenarları işaretle gösteriliyordu. Bu arada yanımıza su almamıştık. Suyun içinde suya hasret kalmıştık
karaya inmiştik orada birileri kano ile botları bekliyordu.
acil olarak gitmemiz gerekiyordu.
Gül ile 1050 yılında yapılan caminin minaresi nede güzel resimlenmişti
Belediye çayevinin önündeyiz.
Dönüş zamanı gelmişti.Hüzünlendik. Ayrılıklar hep zor oluyor. bekle bizi Kemaliye bir daha Erzincan'dan geleceğiz
Erzincan Bayırbag'da cross gecesi
Önce bir kaç alıştırma denemesi yapıldı. Acaba bu moto cross işi nasıldır diye ancak çok başarılı olunamadı. Moto cross çok çabuk öğrenilemiyor
Atilla bey,Erzincan’da dursam kesin size katılırdım. Moto cross bir başka gelişimde diyerek kaskı yerine bıraktı.
Bayırbağ’a iki arkadaş motorla gidebildik. Diğer arkadaşlarımız 4 tekerli bir arabayla geldiler.
Güveç ocağa sürülmüştü bile.
Biraz sabırla çok güzel bir güveç yiyecektik
Sabrın sonu selametti. Hakkaten güzel bir güveç olmuştu. Yapanların ellerine kollarına sağlık
Akşam saatlerinde moto cross’a biraz daha yaklaşmıştı, Atilla bey
Hasan arkadaşımız bir ara motor üzerinde uyuya kaldı. Rüyasında muhtemelen 89 kiloluk bir balık yakalamıştı. Çünkü böyle iri bir balık yakaladığından çok bahsetmişti .Şimdide sanırız benzer rüyalar görüyordu.
Semaver çayını unutmadık. Bu arada Atilla Bey başarılı olmadı değil. Anlaşılan moto cross'u benimsemişti.