Siyasi parti liderlerinin miting meydanlarında referandum kavgası devam ederken, gözler de bu hafta sonunda yapılacak referandumdan çıkacak sonuca çevrildi. İktidarın "evet", CHP ve MHP'nin "hayır", BDP'nin ise "sandığı boykot" kampanyası y&uu...
Ramazan ayının sonuna yaklaşılması ve bayramlarını memleketlerinde geçirmek isteyen vatandaşlarımızın dönüşleri başladı....
Kadir Gecesi, Erzincan’da da dua ve ibadetlerle idrak edildi. Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı gecede bu yıl ayrıca, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)'in Sakal-ı Şerif'i ziyarete açıldı....
Erzincan’ın Karakaya Beldesinde yaşayan 105 yaşındaki Hakkı Bulut bir süredir tedavi gördüğü hastalığına yenik düşerek hayatını kaybetti...
Erzincan İliç ilçesi Elmacık mezrası girişindeki Dağın Eylül ayı başlarındaki görüntüleri Nemruttaki Kommagene krallarının heykellerine benziyor....
6 Eylül 2010 Pazartesi günü başlayacak olan adli yıl nedeniyle Erzincan Barosu Başkanı Avukat Can Tekin yazılı bir açıklama yaptı....
Erzincan’ a 20 kilometre uzaklıkta bulunan Altınbaşak Beldesinde çevre belde ve ilçelerden gelerek içki alan ve içenlerin çıkardıkları kavgalardan bıkan Belediye Başkanı aldığı meclis kararı ile beldede içki satışını yasakladı....
Erzincan İl Genel Meclisi Eylül ayı ilk toplantısı yapıldı. Yapılan toplantı öncesi bir konuşma yapan İl Genel Meclisi Başkanı Ünal Tuygun, İl Genel Meclisi ve Meclis üyelerinin yaptıkları işlerin başkaları tarafından sahiplendiğini belirterek meclisin ve meclis üyelerinin h...
Refahiye'nin Dumanlı dağlarına motorlarla bir gezi düzenledik. Belki motorsikletlerle olsa gerek içerisinde saatlerce gezindik Fakat dolaştığımız yerler bitmedi. Gerçekten çok güzel bir yer. Üstelik harika bir formu var hele birde en yüksek tepesind...
Şu karşı yaylada göç katar katar, Bir güzel sevdası serimde tüter, Bu ayrılık bana ölümden beter, Geçti dost kervanı eyleme beni. Pir Sultan Abdalım kalkın aşalım, Aşıp yüce dağı engin düşelim, Çok nimetin yedik helalleşelim, Geçti dost ...
BİR HAYATIN SONU,BELKİDE BAŞKASI İÇİN BİR BAŞLANGIÇ
Perşembe, 22 Mart 2007
Tedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar tüm dünyanın olduğu gibi ülkemizin de önemli sağlık sorunlarından biridir. Organ ve doku nakli bekleyen hastaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Kalp ve karaciğer nakli bekleyen hastalar uygun organ bulunamadığı takdirde yaşamlarını kısa sürede kaybetmektedirler. Ülkemizde bugün yaklaşık 30.000 kronik böbrek yetmezliği hastası diyaliz cihazlarına bağlı olarak bir gün böbrek nakli olabilmek umuduyla yaşamaktadırlar. Erzincan’da da bugün 56 kronik böbrek yetmezliği hastası diyaliz cihazına bağlı olarak hayatlarına devam etmektedirler. Tedavisi mümkün olmayan hastalıklar nedeniyle görev yapamayacak derecede hasar gören organların yerine, canlı veya ölüden alınan yeni, sağlam organın konularak hastanın tedavi edilmesine organ nakli denir. Ülkemizde nakli yapılan organlar: Böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve ince barsaktır. Ülkemizde nakli yapılan dokular ise: kalp kapağı, kornea, kemik, kemik iliği ve deridir.Organ nakillerinde verici kaynağı canlı ve kadavra olarak ikiye ayrılmaktadır. Canlı kişilerden organ alınması, organ veren kişinin yaşamını riske sokmayacak çift organların birini almak ile mümkündür (böbrek, parça olarak karaciğer ve pankreas gibi.) Kadavradan organ alınması için ise vericinin beyin ölümü olmuş ve organlarının kullanılabilir olması için gerekli yasal izinin alınmış olması gerekir. Kadavradan organ alımı ülkemizde önemli bir sorundur ve transplantasyonun önündeki en önemli engeldir. Avrupa Ülkelerinde organ vericilerinin %80’i kadavra, %20’si canlı kaynaklı iken Türkiye'de tam tersine organ vericilerinin %75‘i canlı, %25’si kadavra kaynaklıdır. Son yıllardaki yapılan organizasyonlar ile ülkemizde kadavra verici bulma oranı azda olsa artmıştır. Kadavradan organ alınabilmesi için tıbbi ölüm (beyin ölümü) olarak adlandırılan ölüm halinin gerçekleşmiş olması gerekir. Organ nakli ile ilgili kanunlara göre, tıbbi ölüm (beyin ölümü) kararını dört uzmanlık dalı veriyor. Organ alımı ameliyatı, ameliyathane koşullarında, cerrahi ekipler tarafından titizlikle yapılmakta, gizli dikiş ile cilt kapatılarak vericinin vücuduna saygı ile davranılmaktadır. Cenaze işlemlerinin çabuklaştırılması için gerekli tüm çabalar gösterilmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, aldığı karar ile organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir. Bu kararla; organ bağışı insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak nitelendirilmekte ve “organınızı vereceğiniz kişi yaptığı iyilik ve fenalıklardan kendisi sorumludur” denilmektedir. Organ alacak hastalar önce kan ve doku gruplarına göre daha sonrada tıbbi aciliyet durumlarına göre belirlenir. Organ nakli çalışmalarında verimliliği artırmak, adaletli organ ve doku dağıtımını sağlamak amacıyla; Sağlık Bakanlığı’nın koordinasyon ve denetiminde, üniversitelerin, kamu ve özel sağlık kuruluşlarının katılımıyla, ‘Ulusal Organ ve Doku Nakil Koordinasyon Sistemi’ kurulmuştur. Sistemin amacı; sınırlı sayıda temin edilebilen organ ve dokuların uygun hastalara, en kısa süre içerisinde naklini sağlamaktır. 18 Yaşından büyük ve akli dengesi yerinde olan herkes organlarının tamamını veya bir bölümünü bağışlayabilir. Organ bağışında bulunabilmek için; organ bağış senedini iki tanık huzurunda doldurup imzalamak yeterlidir. Organ bağış senedi imzalandıktan sonra organ bağış kartı doldurulur ve bağış yapan kişiye verilir. Bağış için en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak “ Doku ve Organ Bağış Belge”nizi alabilirsiniz. Organ bağışında bulunan kişilerin organ bağışı kartını daima yanında taşıması, organ bağış işleminin karışıklık ve gecikme olmaksızın yerine getirilmesini sağlayacaktır. Kişi organ bağışından vazgeçtiği anda organ bağış kartını taşımaktan vazgeçmeli ve bu kararı ailesine bildirmelidir. Unutmamalıyız ki bir çok hasta bağışlanmış bir organ için beklerken ölmektedir. Bağışlanmış bir organ, başarılı bir nakilden sonra, gerçek bir yaşam armağanıdır.